Özel Çağın Göz Hastanesi

Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

Bize Mesaj Yazın...

Göz İçi İğne Tedavisi Acıtır Mı? Nasıl Uygulanır?

Göz İçi İğne Tedavisi Acıtır Mı? Nasıl Uygulanır?

Göz İçi İğne Tedavisi Acıtır Mı? Nasıl Uygulanır?

Göz içi iğne tedavisi (intravitreal enjeksiyon), başta yaşa bağlı sarı nokta hastalığı (makula dejenerasyonu), diyabete bağlı göz kanamaları (diyabetik retinopati) ve retina damar tıkanıklıkları olmak üzere, geçmişte kesin körlükle sonuçlanan hastalıkları durduran ve hastanın görme yetisini koruyan tıbbi bir devrimdir. İşlem öncesinde göz tamamen anestezik damlalarla uyuşturulduğu için, hastalar enjeksiyon sırasında kesinlikle acı, ağrı veya batma hissetmezler; uygulama saniyeler içinde tamamlanır.

Tıp dünyasında "intravitreal enjeksiyon" olarak adlandırılan bu yöntem, insanları psikolojik olarak en çok korkutan ancak klinik sonuçları itibarıyla en çok "mucize" yaratan tedavilerin başında gelmektedir. Kliniğimize başvuran pek çok hasta ve hasta yakını, "Göze iğne mi batırılacak?" düşüncesiyle büyük bir dehşet ve kaygı yaşamakta, tedaviyi erteleyebilmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki, gözün arka tabakasındaki retina ve makula dokusuna ulaşmanın, oradaki kanamaları ve sıvı birikimlerini kurutmanın damla veya haplarla mümkün olmadığı durumlarda, ilacın doğrudan hedef bölgeye verilmesini sağlayan tek yol bu milimetrik iğnelerdir. Bu iğneler, körlüğe giden süreci durduran en güçlü silahlardır.

Göz sağlığınızı korumak için hayati bir öneme sahip olan, yaşa bağlı veya diyabete bağlı görme kayıplarını geri çeviren bu uygulamanın ne kadar konforlu, acısız ve güvenli bir işlem olduğunu detaylarıyla anlatmak istiyoruz. Hastalıklarınızın tedavisini ertelememek ve bu işlemin bilinmeyenlerini öğrenmek için aşağıda yer alan içindekiler tablosundan merak ettiğiniz bölüme hızlıca ulaşabilirsiniz.

İçindekiler Tablosu:

  1. Göz İçi İğne Tedavisi (İntravitreal Enjeksiyon) Nedir?

  2. Göz İçi İğne Tedavisi Hangi Göz Hastalıklarında Uygulanmaktadır?

  3. Göze Vurulan İğne İsimleri Nelerdir? (Anti-VEGF İlaçlar)

  4. Göz İçi İğne Tedavisi Nasıl Yapılır? (Adım Adım Süreç)

  5. İşlem Sırasında Acı veya Ağrı Hissedilir Mi?

  6. Göz İçine İğne Vurulmasının Yan Etkileri ve Riskleri Nelerdir?

  7. Göz Arkasında Sıvı Birikmesi Nedir? Belirtileri ve Nedenleri

  8. Göz Arkası Sıvı Birikimi Tedavisi

  9. Yaşam Kalitesi Üzerindeki Etkileri ve Önemi

  10. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

  11. Klinik Gözlemlerimiz ve Uzman Görüşü

Göz İçi İğne Tedavisi (İntravitreal Enjeksiyon) Nedir?

Göz içi iğne tedavisi, özel olarak geliştirilmiş mikroskobik kalınlıktaki iğneler yardımıyla, görme kaybını önleyen güçlü ilaçların doğrudan gözün arka boşluğuna (vitreus sıvısının içine) ve hedef dokulara (retinaya) enjekte edilmesini sağlayan son derece hassas ve modern bir tıbbi yöntemdir. Tıbbi literatürde intravitreal enjeksiyon olarak geçer.

Geçtiğimiz 15-20 yıla kadar, gözün arka tabakasında (retinada) meydana gelen kanamalar, sıvı sızıntıları ve anormal yeni damar oluşumları hastayı çaresiz bırakıyor ve zamanla mutlak körlüğe sürüklüyordu. Dışarıdan alınan haplar veya damlatılan ilaçlar, gözün anatomik bariyerlerini aşıp en arkadaki hassas sinir tabakasına yeterli dozda ulaşamıyordu. Göz içi iğne tedavisinin icadı, göz hastalıkları ve cerrahisi alanında adeta yeni bir çağ açmıştır.

İlacın sadece etkilenen bölgeye yoğun bir şekilde nüfuz etmesini sağlayarak, vücudun diğer organlarına yayılabilecek sistemik yan etkileri de tamamen ortadan kaldırır. Bu lokal (bölgesel) etki, tedavinin başarı oranını inanılmaz derecede yükseltir. Göz içi iğne uygulamaları, günümüzde körlük nedenlerinin birçoğunu tedavi edilebilir kronik hastalıklar kategorisine taşımıştır.

Göz İçi İğne Tedavisi Hangi Göz Hastalıklarında Uygulanmaktadır?

Göz içine iğne yapılması, özellikle kan damarlarının zayıflayarak retinaya sıvı sızdırdığı veya anormal yapılı yeni damarların kanamalara yol açtığı ilerleyici ve tahribatı yüksek retina hastalıklarının tedavisinde altın standarttır. Gözünüzdeki bu rahatsızlıkların tedavisi için intravitreal enjeksiyon uygulanır.

Enjeksiyon tedavisinin en yoğun ve en hayati olarak kullanıldığı hastalıklar şunlardır:

  • Yaş Tip Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu (Sarı Nokta Hastalığı): 55 yaş üzeri bireylerde merkezi görmeyi (okuma, yüz tanıma yetisini) yok eden sarı nokta hastalığının "yaş (kanamalı)" tipinde, yeni ve anormal damarların büyümesini durdurmak ve mevcut kanamayı kurutmak için tek çare anti-VEGF iğneleridir.

  • Diyabetik Retinopati ve Diyabetik Makula Ödemi: Şeker hastalığı (diyabet), zamanla gözün en ince damarlarını tahrip eder. Bu damarlardan görme merkezine (makulaya) sızan sıvı ödem oluşturur. İğne tedavisi, bu ödemi hızla çekerek diyabete bağlı körlüğü önler.

  • Retina Ven (Damar) Tıkanıklıkları: Gözdeki kirli kanı taşıyan ana damarların veya dallarının tıkanması sonucu retinada biriken kan ve sıvıyı (ödemi) dağıtmak için kullanılır.

  • Üveitlere Bağlı Makula Ödemi: Gözün orta tabakasının iltihaplanması (üveit) sonucu görme merkezinde sıvı birikmesi durumlarında, doğrudan göz içine kortizon (steroid) implantları enjekte edilir.

  • Miyopik Koroidal Neovaskülarizasyon: Çok yüksek numaralı miyop hastalarda retinada oluşan çatlaklardan kaynaklanan anormal damar büyümelerinin durdurulmasında uygulanır.

Göze Vurulan İğne İsimleri Nelerdir? (Anti-VEGF İlaçlar)

Göze uygulanan ilaçlar genel olarak iki ana gruba ayrılır: Anormal damar büyümesini durduran "Anti-VEGF" grubu ilaçlar ve göz içindeki iltihabi ödemi çok güçlü bir şekilde baskılayan kortizon türevi "Steroid İmplantlar". Hastanın teşhisine göre hangi ilacın kullanılacağına uzman hekim karar verir.

Türkiye'de ve dünyada sıklıkla uygulanan, etkinlikleri kanıtlanmış başlıca ilaçlar şunlardır:

  • Lucentis (Ranibizumab): FDA onaylı, göz içine özel üretilmiş, yaş tip sarı nokta ve makula ödeminde kullanılan en yaygın Anti-VEGF ilaçlardan biridir.

  • Eylea (Aflibercept): Daha uzun etkili olmasıyla bilinen, dirençli makula ödemlerinde ve sarı nokta vakalarında tercih edilen çok güçlü bir Anti-VEGF ajanıdır.

  • Altuzan (Bevacizumab): Aslen farklı hastalıklar için üretilmiş olsa da (off-label kullanım), göz içine çok küçük dozlarda (0.05 ml) uygulandığında yüksek maliyet avantajı sağlayan ve sarı noktada çok etkili olan bir moleküldür.

  • Ozurdex (Deksametazon İmplantı): Sıvı formunda olmayan, gözün içine iğne ile bırakıldıktan sonra 3 ila 6 ay boyunca yavaş yavaş kortizon salgılayarak kronik ödemleri (özellikle damar tıkanıklığı ve üveite bağlı) kurutan küçük bir implanttır.

Göz İçi İğne Tedavisi Nasıl Yapılır? (Adım Adım Süreç)

Göz içi iğne tedavisi, enfeksiyon riskini sıfıra indirmek amacıyla ameliyathane şartlarında veya özel olarak sterilize edilmiş müdahale odalarında, lokal anestezi altında uygulanan ortalama 3-5 dakikalık son derece pratik ve konforlu bir işlemdir. Hasta işlemden hemen sonra yürüyerek taburcu olabilir.

Birçok hasta "İğneyi gözümle görecek miyim?" diye korkar; ancak işlem gözün renkli kısmına (göz bebeğine) değil, beyaz kısmına (skleraya), hastanın görüş alanının tamamen dışında kalan bir açıdan yapılır. Bu nedenle iğneyi görmezsiniz.

Göz içi enjeksiyonunun adım adım uygulanma süreci şu şekildedir:

  1. Hazırlık ve Uyuşturma: Göz yüzeyi, birden fazla kez damlatılan özel anestezik (uyuşturucu) damlalarla tamamen hissizleştirilir. Gözünüz, iğnenin gireceğini veya dokunacağını asla hissetmez.

  2. Maksimum Sterilizasyon: Göz çevresi ve göz kapakları, mikrop kırıcı özel solüsyonlar (batikon benzeri iyotlu sıvılar) ile detaylıca temizlenir. Göz yüzeyindeki bakterilerin göz içine girmesi kesinlikle engellenir.

  3. Göz Kapaklarının Sabitlenmesi: Gözünüzü istemsizce kırpmanızı engellemek için, göz kapaklarınızı açık tutan küçük ve acısız bir aparat (blefarosta) yerleştirilir.

  4. Enjeksiyon Anı: Hastaya farklı bir yöne (örneğin yukarı veya aşağı) bakması söylenir. Uzman cerrah, gözün beyaz kısmından (renkli kısımdan yaklaşık 3.5 - 4 mm geriden) saç teli kadar ince bir iğne ile girerek ilacı (0.05 cc) vitreus sıvısı içine bırakır. Bu işlem sadece 2 saniye sürer. İğne girdiğinde kesinlikle bir acı olmaz, sadece gözde hafif bir baskı veya dolgunluk hissi yaşanabilir.

  5. Bandaj ve Taburcu: İğne çıkarıldıktan hemen sonra göze antibiyotikli damla damlatılır. Göz birkaç saatliğine bandajlanarak kapatılır ve hasta hemen evine gidebilir.

İşlem Sırasında Acı veya Ağrı Hissedilir Mi?

Hastalarımızın en büyük ve en haklı korkusu olan "Acıyacak mı?" sorusunun net cevabı: Hayır, acımaz. Gözün en dış tabakası olan konjonktiva, operasyon öncesinde yoğun damla anestezisi ile tamamen bloke edilir. İğnenin ucu o kadar incedir ki (yaklaşık 30 gauge), dokuyu geçerken sinir uçları bunu "ağrı" olarak algılayamaz.

Hastalarımız işlem anında iğnenin batmasını hissetmezler; sadece hekimin parmağının veya aletin göz üzerindeki "dokunma" ve "baskı" hissini algılarlar. İşlem o kadar hızlı biter ki, hastalar genellikle "Bitti mi doktor bey, bu kadar mıydı?" şaşkınlığını yaşarlar. Korkunun kendisi, işlemin gerçeğinden her zaman çok daha büyüktür. Psikolojik olarak kendinizi rahatlatmanız, hekimin işlemi daha pürüzsüz yapmasına olanak tanır.

Göz İçine İğne Vurulmasının Yan Etkileri ve Riskleri Nelerdir?

Her tıbbi müdahalede olduğu gibi göz içi iğne tedavisinin de bazı ufak yan etkileri ve nadir görülen riskleri mevcuttur. Ancak bu tedavi uygulanmadığı takdirde yaşanacak kesin körlük riski göz önüne alındığında, işlemin faydaları yan etkilerinden binlerce kat daha ağır basmaktadır.

Sık Görülen, Zararsız ve Geçici Yan Etkiler:

  • İğnenin girdiği beyaz bölgede oluşan nokta şeklinde kızarıklık veya yüzeysel kanama (Bu durum tamamen zararsızdır, kozmetiktir ve birkaç hafta içinde kendi kendine kaybolur).

  • Göz içine bırakılan ilacın sıvısına bağlı olarak, hastanın görüş alanında ilk 24-48 saat boyunca "uçuşan cisimler, hava kabarcıkları veya siyah noktalar" görmesi. İlaç göz içine dağıldıkça bu gölgeler silinir.

  • Göz yüzeyine sürülen sterilizasyon sıvısına (iyota) bağlı olarak işlemden sonraki ilk gün hafif batma ve kumlanma hissi.

Nadir Görülen Önemli Riskler:

  • Göz içi enfeksiyonu (Endoftalmi - Milyonda bir görülen ancak ciddiye alınan bir risktir, bu yüzden sterilizasyon şarttır).

  • Göz içi basıncında (tansiyonunda) geçici yükselmeler.

  • Retina yırtılması veya dekolmanı (Çok nadir bir komplikasyondur).

Göz Arkasında Sıvı Birikmesi Nedir? Belirtileri ve Nedenleri

Göz arkasında sıvı birikmesi, genellikle diyabet veya yaşa bağlı damar bozulmaları sebebiyle retina altındaki damarların duvarlarından dışarı sızan kan ve serumun, görme merkezinde (makulada) toplanarak dokuyu şişirmesi durumudur (Makula Ödemi).

Sağlam damarlar suyu sızdırmayan bir boru gibidir. Ancak diyabet gibi sistemik hastalıklar borunun delinmesine neden olur. Görme merkezine sızan bu sıvı, retina hücrelerini boğarak fonksiyonlarını yitirmelerine yol açar.

Belirtileri arasında; düz çizgileri eğri ve kırık görmek (kapı kenarlarını yamuk görmek gibi), görme alanının tam ortasında siyah veya gri bulanık bir leke oluşması, renkleri soluk algılamak ve okuma yaparken harflerin atlanması yer alır.

Göz Arkası Sıvı Birikimi Tedavisi

Göz arkasındaki ödemi kurutmanın tıp literatüründeki en kanıtlanmış ve en etkili yolu Anti-VEGF içerikli göz içi iğneleridir. İğne, bozulan damar yapısına müdahale ederek sızıntıyı bıçak gibi keser. Sıvı durdurulduktan sonra vücut mevcut ödemi yavaş yavaş emerek görme merkezini eski inceliğine kavuşturur.

Ancak sıvı birikimi kronikleşmişse veya hasta geç kalmışsa, sıvının yarattığı tahribat kalıcı hale gelebilir. Erken teşhis ve iğne tedavisinin hemen başlatılması, sıvı birikimi tedavisinde başarı oranını belirleyen en kritik unsurdur.

Yaşam Kalitesi Üzerindeki Etkileri ve Önemi

Sarı nokta hastalığı ve diyabetik kanamalar, insanları başkalarına bağımlı hale getiren, tek başlarına sokağa çıkmalarını, televizyon izlemelerini ve çocuklarının yüzlerini net görmelerini engelleyen yıkıcı hastalıklardır. Göz içi iğne tedavisi, körlüğe giden bu yolu kapatarak hastaların bağımsız yaşam kalitesini geri verir. Bu iğneler olmasaydı, bugün dünyada milyonlarca insan karanlık bir dünyaya mahkum olacaktı. Göz sağlığını koruma ve iyileştirme konusunda insanlık tarihinin en önemli yeniliklerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Göz İçi İğne Tedavisi ve Cerrahi Karşılaştırması

Bu tablodan göz içi iğne tedavisinin geleneksel büyük cerrahi operasyonlara göre ne kadar hasta dostu ve pratik bir çözüm olduğunu anlayabilirsiniz:

Karşılaştırma Kriterleri Göz İçi İğne Tedavisi (İntravitreal) Klasik Göz Cerrahisi (Vitrektomi vb.)
Uygulama Süresi 3 - 5 Dakika 1 - 2 Saat
Anestezi Türü Sadece Damla (Bilinç açık) Lokal veya Genel Anestezi
Kesi ve Dikiş Yok (Sadece Milimetrik İğne) Var (Kesi ve Mikro Dikiş)
İyileşme Süresi Aynı Gün Normal Hayata Dönüş 1 - 3 Hafta İstirahat
Uygulama Sıklığı Hastalığa göre tekrarlanabilir Genellikle Tek Seferlik

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Göz içi iğne kaç ayda bir yapılır?

Tedavi sıklığı, hastalığınızın şiddetine, kullanılan ilacın türüne ve gözünüzün tedaviye verdiği yanıta göre tamamen kişiselleştirilir. Genellikle sarı nokta hastalıklarında tedaviye ilk 3 ay boyunca "ayda 1 kez" (yükleme dozu) şeklinde başlanır. Üçüncü aydan sonra yapılan OCT (göz tomografisi) taramalarına göre iğne aralıkları 2 aya, 3 aya çıkarılabilir veya ödem tamamen kuruduysa tedavi duraklatılarak hasta takibe alınır.

Göz içine iğne yapılmazsa ne olur?

Eğer hekiminizin tavsiye ettiği bu tedaviyi yaptırmaktan korkar veya kaçınırsanız, göz arkasındaki kanama ve sıvı sızıntısı durmadan devam eder. Retina dokusu (görme hücreleri) bu sıvı içinde boğularak kalıcı olarak ölür. Sarı nokta veya diyabet hastaları için iğne yaptırmamak, merkeze bakıldığında siyah bir boşluk görmeye (kanuni körlük) davetiye çıkarmak demektir. Hasar oluştuktan sonra iğne yaptırsanız bile giden görme yetisi geri gelmez.

Göz içi iğne sonrası nelere dikkat edilmeli?

İşlem sonrası ilk 3 gün göze kesinlikle şebeke suyu değdirilmemeli (yüz yıkanmamalı, baş geriye atılarak duş alınmalı), göz şiddetli ovuşturulmamalı ve tozlu ortamlardan uzak durulmalıdır. Doktorunuzun reçete ettiği antibiyotikli göz damlasını, söylenen gün ve saat aralığında kullanmak enfeksiyon riskini önlemek açısından hayati öneme sahiptir. İşlem günü televizyon veya telefona bakmanızda bir sakınca yoktur.

Göz arkası sıvı birikmesi kör eder mi?

Evet, tedavi edilmeyen ve makulayı (görme merkezini) kronik olarak şişiren sıvı birikimleri zamanla fotoreseptör adı verilen ışık algılayıcı hücreleri kalıcı olarak öldürür. Bu durum tamamen karanlık bir körlüğe yol açmasa da, kişinin baktığı yeri seçemediği, okuma yapamadığı ve sadece kenarlardan (periferden) gölgeler seçebildiği bir seviyeye ilerler. İğne tedavisi bu gidişatı durdurur.

Göze iğne yapıldıktan sonra kanlanma olur mu?

Gözün beyaz kısmındaki (konjonktiva) ince kılcal damarlar, iğne girişinden dolayı çok hafif zedelenebilir. İşlem sonrası gözün beyaz bölgesinde madeni para büyüklüğünde, tamamen acısız kırmızı bir kanlanma lekesi oluşması çok sık karşılaşılan, geçici ve kozmetik bir durumdur. Bu leke genellikle 1-2 hafta içinde, aynen ciltteki bir morluğun sarararak iyileşmesi gibi vücut tarafından emilerek kendiliğinden kaybolur.

Klinik Gözlemlerimiz ve Uzman Görüşü

Klinik tecrübelerimiz, göz içi enjeksiyonunun hasta psikolojisi üzerindeki etkilerinin, tıbbi etkilerinden çok daha karmaşık olduğunu göstermektedir. Gözüne iğne yapılacağını duyan hastalar genellikle odamızda derin bir sessizliğe bürünür ve "Doktor bey, iğneyi doğrudan göz bebeğime mi batıracaksınız?" şeklinde dehşet dolu sorular sorarlar. İşlemin göz bebeğinden değil, gözün yanından (beyazından) yapıldığını, sadece 2 saniye sürdüğünü ve damla sayesinde asla acı hissetmeyeceklerini detaylıca anlattığımızda hastanın yüzündeki rahatlamayı bizzat gözlemleyebiliyoruz.

Özellikle yaşlı hastalarımızın çocukları, ebeveynlerinin bu "korkutucu" işlemi kaldıramayacağından endişe etmektedir. Oysa bizler kliniklerimizde bu işlemi uyguladığımızda hastalarımızın büyük çoğunluğu, sedyeden kalkarken "Gerçekten bu kadar mıydı? Ben boşuna bu kadar stres yapmışım" diyerek şaşkınlıklarını dile getirmektedirler. Ancak en büyük mutluluğu, bir ay sonraki kontrolde çekilen göz tomografisinde o sıvıların tamamen kuruduğunu ve hastanın "Artık torunumun yüzünü net görebiliyorum" dediği anda yaşıyoruz. Bu iğneler sadece sıvıları kurutmakla kalmıyor, insanları hayata ve ailelerine yeniden bağlıyor. Korkularınızın tıbbi bir mucizeyi engellemesine izin vermeyin. Erken tedavi, mevcut görmenizi korumanın tek ve en güçlü yoludur.

Gözünüzde tespit edilen diyabetik kanama, yaşa bağlı sarı nokta hastalığı veya retina damar tıkanıklığı için vakit kaybetmeden uzman bir müdahale almak istiyorsanız doğru adrestesiniz. Göz içi iğne tedavisinin güvenli, hijyenik ve ağrısız bir şekilde uygulanması, görme yetinizi geleceğe taşıyacak en doğru adımdır. Daha net ve bağımsız bir yaşam için Çağın Göz Hastanesi uzman retina ekibinden randevunuzu hemen alabilir, göz sağlığınızı güvenle koruma altına alabilirsiniz.
 

HEMEN RANDEVU ALIN