Özel Çağın Göz Hastanesi

Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

Bize Mesaj Yazın...

Kör Nokta Büyümesi Neden Olur?

Kör Nokta Büyümesi Neden Olur?

Kör Nokta Büyümesi Neden Olur?

Görme alanınızın belirli bir noktasında aniden beliren bir kararma, cisimleri tam olarak seçememe veya baktığınız noktanın etrafında gri bir gölgenin oluşması, göz arkasında sinsi bir sürecin başladığına işaret edebilir. İnsan gözünün anatomik yapısında, optik sinirin göz küresinden çıkıp beyne ulaştığı bölgede doğal olarak ışığa duyarlı hücreler bulunmaz ve bu bölge "fizyolojik kör nokta" olarak adlandırılır. Sağlıklı bir bireyde bu doğal kör nokta, iki gözün senkronize çalışması ve beynin görsel verileri birleştirmesi sayesinde günlük hayatta fark edilmez. Ancak bu alanın patolojik olarak genişlemesi veya görme alanının herhangi bir yerinde yeni lekelerin belirmesi, tıp literatüründe skotom veya kör nokta büyümesi olarak tanımlanan ciddi bir görme kusurunu ortaya çıkarır.

Görme alanındaki bu kayıplar, başlangıçta hastalar tarafından sadece hafif bir sislenme veya bakılan nesnelerin kenarlarını tam netleştirememe şeklinde algılanır. Zamanla lekenin büyümesi, kişinin okuma yapmasını, araç kullanmasını ve hatta karşısındaki insanın yüz hatlarını seçmesini imkansız hale getirebilir. Birçok hasta bu durumu basit bir göz yorgunluğu sanarak muayeneyi geciktirse de, kör nokta genişlemesi retinadan optik sinire, hatta beyne kadar uzanan geniş bir yelpazedeki hastalıkların habercisidir. Çağın Göz Hastanesi olarak, görme alanını tehdit eden bu karmaşık ve hassas tabloları, en modern bilgisayarlı perimetri ve retina tomografisi teknolojilerimizle analiz ediyor, kalıcı hasarlar oluşmadan kişiye özel ileri tedavi protokolleri uyguluyoruz.

Skotom Nedir?

Skotom, görme alanının tamamında değil, sadece belirli bir bölgesinde meydana gelen, etrafı normal veya daha net gören dokularla çevrili kısmi ya da tam görme kaybı alanıdır. Bu durum, gözün ışığı algılayan retina tabakasındaki hücrelerin veya bu hücrelerden aldığı sinyalleri beyne taşıyan optik sinir liflerinin lokal olarak hasar görmesi sonucunda ortaya çıkar. Skotomlar, hastanın bu karanlık alanı bizzat fark edip etmemesine göre pozitif ve negatif olarak ikiye ayrıldığı gibi, yerleşim yerlerine göre de farklı klinik isimler alırlar.

Pozitif Skotom ve Negatif Skotom Farkı Nelerdir?

Pozitif skotom, hastanın görüş alanında bizzat gördüğü, sabit duran siyah, gri, parlak veya puslu bir leke, bir gölge şeklinde kendini belli eden görme alan kayıplarıdır. Hasta bu lekenin varlığından tamamen haberdardır ve nereye bakarsa baksın o karanlık odağı net bir şekilde algılar. Negatif skotom ise çok daha sinsidir; görüş alanında belirgin bir siyah leke yoktur, ancak o bölgeye denk gelen nesneler tamamen görünmez hale gelir. Hasta, o alandaki boşluğu ancak bir nesnenin aniden kaybolup tekrar belirmesiyle ya da profesyonel bir görme alanı testi sırasında fark edebilir.

Skotom Çezitleri: Santral, Parasantral ve Periferik Skotom

Skotomlar, görme alanındaki konumlarına göre hastanın yaşam kalitesini farklı derecelerde etkiler ve şu şekilde sınıflandırılır:

  • Santral Skotom: Görme alanının tam merkezinde, yani odaklanılan noktada oluşan görme kaybıdır. Doğrudan keskin görmeden sorumlu olan makula (sarı nokta) bölgesinin hasar gördüğünü gösterir; hasta okuma yapamaz, yüzleri tanıyamaz.

  • Parasantral Skotom: Merkez noktanın hemen etrafında, yakın çevresinde oluşan halkasal veya lokal lekelerdir. Genellikle erken evre glokom veya bazı retinal damar hastalıklarında gözlenir.

  • Periferik Skotom: Görme alanının kenarlarında, dış çeperlerinde meydana gelen kayıplardır. Hasta düz bakarken yanları görmekte zorlanır, bu durum halk arasında "tünel görüşü" olarak da adlandırılan süreçlere zemin hazırlayabilir.

Kör Nokta Büyümesi Neden Olur?

Fizyolojik kör noktanın normal sınırlarının dışına taşarak genişlemesi veya görme alanında yeni skotomların açılması, gözün arka segmentindeki vasküler (damarsal), inflamatuar (iltihabi) veya nörolojik mekanizmaların bozulmasıyla gerçekleşir. Klinik tetkiklerde kör nokta büyümesine yol açtığı saptanan en temel patolojiler şunlardır:

Akut İdiyopatik Kör Nokta Büyümesi (AIBSE) Sendromu

Akut İdiyopatik Kör Nokta Büyümesi (AIBSE), genellikle genç ve orta yaş grubu yetişkinlerde, sıklıkla da kadınlarda aniden ortaya çıkan, optik diskte belirgin bir ödem olmaksızın kör noktanın hızla genişlemesiyle karakterize nadir bir sendromdur. Hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, sıklıkla viral bir enfeksiyon geçmişini takiben bağışıklık sisteminin retina dış katmanlarına karşı geliştirdiği inflamatuar bir reaksiyon olduğu düşünülmektedir. Hastalar genellikle tek gözlerinde ani, ağrısız bir görme alanı daralması ve ışık parlamaları şikayetiyle başvururlar. Erken teşhis edildiğinde görsel fonksiyonların büyük kısmı geri kazanılabilir.

Multiple Evanescent White Dot Syndrome (MEWDS) ve Göz Tutulumu

MEWDS, özellikle genç miyop kadınlarda görülen, retinada çok sayıda, geçici, küçük beyaz noktacıkların oluşmasıyla seyreden inflamatuar bir arka segment hastalığıdır. Bu hastalık, görme merkezinin hemen yanındaki fotoreseptör hücrelerini ve retinal pigment epitelyumunu etkileyerek kör noktanın geçici veya kalıcı olarak büyümesine neden olur. MEWDS tablosunda görme alanındaki kayba sıklıkla renk algısında bozulma ve ışık çakmaları (fotopsi) eşlik eder.

Presumed Ocular Histoplasmosis Syndrome (POHS) ve Retinal Etkiler

POHS, gözün arka kısmında, özellikle optik sinir çevresinde ve sarı noktada karakteristik skar (nedbe) dokuları bırakarak kör nokta genişlemesine yol açan bir diğer önemli tablodur. Bu sendromda, optik diskin hemen kenarında subretinal neovasküler membranlar (anormal yeni damar oluşumları) gelişebilir. Bu damarlardan sızan kan ve sıvılar, kör noktanın mekanik olarak büyümesine ve tedavi edilmezse kalıcı merkezi görme kayıplarına neden olur.

Optik Sinir Hastalıkları ve Glokom İlişkisi

Göz tansiyonu (glokom), kör nokta büyümesi ve skotom oluşumunun en yaygın ve en sinsi nedenidir. Göz içi basıncının yüksek olması, optik sinir başındaki lifleri yavaş yavaş tahrip eder. Bu tahribat ilk olarak fizyolojik kör noktanın etrafındaki sinir liflerinde başlar ve kör noktanın dikey veya yatay olarak genişlemesine (Seidel skotomu, arkaut skotom) yol açar. Bunun dışında optik nörit (görme siniri iltihabı), optik disk druseni ve iskemik optik nöropatiler de kör noktayı doğrudan büyüten nöro-oftalmolojik hastalıklardır.

Kör Nokta Belirtileri Nelerdir?

Kör nokta büyümesi ve skotomlar, altta yatan hastalığın karakterine göre ani veya çok yavaş ilerleyen semptomlarla kendini gösterebilir. Hastaların en çok rapor ettiği klinik belirtiler şunlardır:

Görme Alanında Kararma ve Gölgelenme

En temel belirti, bakılan nesnelerin belirli bir bölümünün gri bir duman arkasında kalması, tamamen silinmesi veya siyah bir perdeyle örtülmesidir. Örneğin, hasta bir metni okurken kelimelerin ortasındaki bazı harflerin aniden kaybolduğunu veya düz bir çizgiye bakarken çizginin bir kısmının kesintiye uğradığını fark eder. Bu durum özellikle tek göz kapatılıp test edildiğinde çok daha net anlaşılır.

Işık Çakmaları (Fotopsi) ve Renk Algısında Bozulma

Retina hücrelerinin enflamasyon nedeniyle akut olarak uyarılması, hastanın görüş alanında, özellikle kör noktanın olduğu kenar bölgelerde şimşek çakması, flaş patlaması veya parlak ışık halkaları (fotopsi) görmesine neden olur. Aynı zamanda, hasarlı bölgedeki koni hücrelerinin etkilenmesiyle birlikte renklerin canlılığını yitirmesi, matlaşması veya soluk görünmesi gibi renk algısı bozuklukları da klinik tabloya eşlik eder.

Skotom ve Kör Nokta Sendromlarının Karşılaştırma Analizi

Görme alanında kayba yol açan bu karmaşık sendromların birbiriyle karıştırılmaması ve doğru tedaviye başlanması için ayırıcı tanının titizlikle yapılması gerekir. Aşağıdaki tabloda, kör nokta büyümesine neden olan temel durumların klinik özellikleri karşılaştırılmıştır:

Klinik Durum Başlangıç Hızı Ağrı Durumu En Çok Etkilenen Kitle Tipik Görme Alanı Bulgusu Kalıcı Hasar Riski
AIBSE Sendromu Akut (Aniden, saatler içinde) Tamamen ağrısızdır. Genç ve orta yaşlı kadınlar Fizyolojik kör noktanın keskin sınırlı devasa genişlemesi Genellikle düşüktür, büyük oranda geri döner.
MEWDS Hastalığı Akut / Subakut (Günler içinde) Ağrısızdır veya hafif göz arkası sızısı olur. Genç, miyop kadın bireyler Kör nokta büyümesi ile birlikte yaygın parasantral lekeler Çok düşüktür, beyaz noktalar solunca görme alanı düzelir.
POHS Sendromu Kronik / Sinsi ilerleyen Ağrısızdır. Endemik bölgelerde yaşayanlar Optik disk kenarında skar ve sızıntıya bağlı kör nokta büyümesi Yüksektir, yeni damar oluşumu sarı noktayı kurutabilir.
Glokom (Göz Tansiyonu) Çok yavaş, sinsi (Yıllar içinde) Ağrısızdır (Akut kriz hariç). 40 yaş üzeri, aile öyküsü olanlar Kör noktanın yay şeklinde parasantral alana doğru büyümesi Çok yüksektir, kaybedilen sinir lifleri asla geri gelmez.

Uzman Görüşü: Skotom Vakalarında Erken Teşhisin Hayati Önemi

"Görme alanında oluşan skotomlar ve kör nokta büyümeleri, gözün bize gönderdiği en ciddi acil durum sinyalleridir. Hastalarımız genellikle merkezi görmeleri (tam karşıya bakışları) bozulana kadar kenardaki kör nokta büyümelerini fark etmezler veya önemsemezler. Ancak klinik olarak çok iyi biliyoruz ki, kör noktanın genişlemesi demek, optik sinir başındaki milyonlarca hassas sinir lifinin ya da retinadaki fotoreseptör hücrelerinin baskı altında olduğunu, beslenemediğini veya iltihaplandığını gösterir. Çağın Göz Hastanesi retina ve nöro-oftalmoloji birimi olarak yaklaşımımız; hastanın görme alanı haritasını mikron düzeyinde çıkararak hasarın hücresel boyutunu tespit etmektir. Glokom gibi sinsi hastalıklarda veya AIBSE, POHS gibi nadir sendromlarda kaybedilen her saniye, kalıcı görme kaybı demektir. Erken evrede doğru teşhis koyup, ödemi çözecek medikal tedavileri veya yeni damar oluşumlarını durduracak enjeksiyon protokollerini başlattığımızda, hastanın görme alanını eksiksiz koruyabiliyor ve kör noktanın daha fazla yayılmasını tamamen durdurabiliyoruz."

Teşhis Yöntemleri: Kör Nokta Genişlemesi Nasıl Tespit Edilir?

Kör nokta büyümesinin ve skotomların teşhisi, sıradan harf okuma testleriyle yapılamaz. Göz arkasındaki hasarlı sinir ağlarını ve retina katmanlarını görüntülemek için ileri teknolojik tetkikler uygulanmalıdır:

  • Bilgisayarlı Görme Alanı Testi (Perimetri): Hastanın görme alanının tam bir haritasını çıkaran en temel testtir. Hasta karanlık bir kabinde karşısındaki sabit noktaya bakarken, çevrede yanıp sönen farklı yoğunluktaki ışıkları fark ettiği anda elindeki butona basar. Bilgisayar bu verileri işleyerek kör noktanın tam boyutunu, sınırlarını ve varsa diğer skotom alanlarını siyah lekeler halinde grafikleştirir.

  • Optik Koherens Tomografi (OCT): Gözün retina tabakasını ve optik sinir başını radyasyonsuz, mikron düzeyinde kesitlerle inceleyen göz tomografisidir. AIBSE veya MEWDS gibi hastalıklarda fotoreseptör hücrelerinin (ellipsoid zon) hasar görüp görmediği, glokomda ise sinir lifi tabakasındaki incelmeler OCT ile saniyeler içinde teşhis edilir.

  • Fundus Floresan Anjiyografisi (FFA): Kol damarından özel bir kontrast boya maddesi verilerek göz arkası damar sisteminin filminin çekilmesidir. POHS gibi sendromlarda optik sinir kenarında sızıntı yapan, kanamaya meyilli anormal yeni damar ağları (koroid neovaskülarizasyonu) FFA ile net olarak konumlandırılır.

Skotom Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kör nokta büyümesi ve skotom tedavisinde standart, tek bir yöntem yoktur; tedavi protokolü tamamen alt yapıda bu duruma yol açan primer (asıl) hastalığın ortadan kaldırılmasına yönelik olarak planlanır.

  • Altta Yatan Nedene Yönelik Medikal Tedaviler: Eğer kör nokta büyümesinin nedeni AIBSE, MEWDS veya optik nörit gibi inflamatuar kökenli bir hastalıksa, göz içindeki ve sinir çevresindeki ödemi, yangıyı hızla söndürmek amacıyla yüksek doz kortikosteroid (kortizon) tedavileri uygulanır. Glokom kaynaklı sinir hasarlarında ise göz içi basıncını düşüren özel glokom damlaları veya lazer trabeküloplasti yöntemleri devreye sokulur.

  • İntravitreal Enjeksiyonlar ve Lazer Fotokoagülasyon: POHS gibi sendromlara bağlı olarak optik disk çevresinde veya makulada anormal yeni damar oluşumları ve kanamalar saptanırsa, göz içine özel anti-VEGF (damar büyümesini engelleyen) ilaç enjeksiyonları yapılır. Bu enjeksiyonlar sızıntıyı durdurarak kör noktanın mekanik büyümesini engeller. Gerekli görülen bazı periferik skotom odaklarında ise hasarlı retina bölgeleri argon lazer fotokoagülasyon ile sınırlanarak sağlam dokuların korunması sağlanır.

Sıkça Sorulan Sorular 

Kör nokta genişlemesi tehlikeli mi?

Kör nokta genişlemesi, altında yatan nedene bağlı olarak kalıcı görme kayıplarına yol açabilen oldukça ciddi ve tehlikeli bir klinik tablodur. Göz tansiyonu (glokom) veya optik sinir tümörleri gibi sinsi durumlarda sinir lifleri geri dönüşsüz olarak yok olduğundan, erken müdahale edilmezse körlükle sonuçlanabilecek riskler taşır.

Skotom tedavisi var mı?

Skotom tedavisi, görme alanındaki lekeye yol açan asıl hastalığın türüne göre başarıyla mevcuttur. İnflamatuar ve ödem kaynaklı skotomlar erken evrede kortizon veya göz içi enjeksiyonlarla tamamen ortadan kaldırılabilirken; glokom gibi sinir ölümüne bağlı gelişen skotomlar tamamen yok edilemez ancak ilerlemesi kesin olarak durdurulabilir.

Kör nokta nasıl tedavi edilir?

Kör nokta büyümesinin tedavisi, bilgisayarlı görme alanı testi ve retina tomografisiyle büyümenin nedeni (ödem, iltihap, yüksek tansiyon veya damar tıkanıklığı) saptandıktan sonra kişiye özel olarak yapılır. Tedavi sürecinde hekim kontrolünde kortizonlu sistemik ilaçlar, göz içi anti-VEGF enjeksiyonları veya göz tansiyonunu düşüren cerrahi ve medikal yöntemler kullanılır.

Skotom ilerlerse ne olur?

Skotom tedavi edilmeyip ilerlerse, görme alanındaki karanlık veya gri lekelerin boyutu zamanla genişler ve merkezdeki keskin görme noktasını (makula) tamamen ele geçirebilir. Bu durum hastanın okuma, yazma, yüzleri tanıma ve araç kullanma gibi en temel günlük vizyon fonksiyonlarını tamamen kaybederek yasal olarak körlük seviyesine gelmesine neden olur.

Kör nokta büyümesi tamamen geçer mi?

Kör nokta büyümesi, eğer MEWDS veya akut AIBSE gibi geçici ve kendini sınırlayan inflamatuar retinopatilerden kaynaklanıyorsa, doğru medikal tedaviyle birkaç ay içinde tamamen gerileyerek eski normal sınırlarına dönebilir. Ancak glokom veya geçirilmiş retinal enfarktüslere (inmelere) bağlı oluşan kör nokta büyümeleri kalıcıdır, bu vakalarda amaç mevcut alanı korumaktır.

Gözde kör nokta neden büyür?

Gözde fizyolojik kör noktanın büyümesi, görme sinirinin (optik disk) etrafındaki fotoreseptör hücrelerinin iltihaplanması, sıvı toplanması (ödem) nedeniyle işlevini yitirmesi veya yüksek göz tansiyonunun yarattığı mekanik baskı sonucu o bölgedeki sinir liflerinin ölmesi nedeniyle gerçekleşir.

Hamilelikte görme değişiklikleri skotoma neden olur mu?

Hamilelikte yaşanan masum görme değişiklikleri genellikle korneadaki ödeme bağlı hafif bulanıklıklardır ve kalıcı skotoma yol açmazlar; ancak gebelikte ani gelişen parlak ışık çakmaları ve görme alanında siyah lekelerin (skotom) belirmesi, acil müdahale gerektiren tehlikeli bir preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) belirtisi olabilir.

Görme alanınızda aniden beliren gölgelerin, okurken kaybolan harflerin veya geçmek bilmeyen ışık parlamalarının hayatınızı karartmasına izin vermeyin. Görme alanındaki en ufak bir kayıp, geri dönüşü olmayan sinir hasarlarının habercisi olabilir. Görüş geleceğinizi riske atmamak, sinsi hastalıkları erken evrede yakalamak için dünya standartlarında bilgisayarlı perimetri ve retina tomografisi altyapımızla hizmetinizdedir. Sağlıklı, kesintisiz ve net bir görüşe yeniden kavuşmak için 

HEMEN RANDEVU ALIN