Page 44 - Özel Çağın Göz Hastalıkları Hastanesi - E-Dergi (Sayı 5)
P. 44
Bundan sonraki yolculuklar nasıl gelişti? bu eşyaları satıp Bangladeş gibi ülkelere
yardımda bulunuyordu. Biz de 12-13
Daha sonra okuldan birkaç ay izin kişilik bir ekiptik ve bu eşyaları toplayıp
alarak Avrupa’ya yöneldim. Bazen taşıyorduk. Organizasyonu yapanlar
otostop yaparak bazen de yerel yatacak yer ve yiyecek sağlıyorlardı.
vasıtaları kullanarak İngiltere’ye
kadar gittim. 73-74’lerde Avrupa’da Ardından İngiltere’ye geçtim. Orada yaz
Türk işçisinin göçüne karşı bir duruş işleri bulmak kolay oluyordu. Kıbrıslı bir
oluşmadığı için hiçbir ülke vize Türk’ün işlettiği bir restoranda bulaşıkçılık
uygulamıyordu. Bu durum Avrupa’yı işi buldum. Hayatımda ilk kez bulaşık
rahatlıkla gezmemi sağladı. Bu sürece makinesini de orada gördüm. Akşamları Gezmeleri de tıpkı
“tatlı aylaklık” diyebiliriz çünkü bohem çalıştığım için gündüz parkları, müzeleri kitaplarımdaki gibi
bir hayat yaşıyordum. Ancak part-time gezip görmeye fırsat buluyordum. yaparım. Halkın içine
işlerde hatta çalışma kamplarında Kazandığım para sayesinde seyahat girerek ve bol yürüyerek…
çalıştım. için ayırdığım paraya dokunmamış Kendime bahaneler
oluyordum. bulup yolculuğa
Tıpla alakalı işler değildi yani?
Zor ama size kattıkları açısından verimli çıkıyorum, gittiğim yerleri
O tarz işler de vardı ancak bugün sivil fotoğraflıyorum ancak
toplum kuruluşlarının düzenlediği bir dönem olmuş…
organizasyonlar, o dönemlerde Elbette bu yolculuklar insana direnç not almıyorum. Gezip
gençler için çalışma kampları şeklinde katıyor ve ufkunu açıyor. Farklı gördüklerimi kendime
düzenleniyordu. Doğa ve halkla daha kültürlerden insanlarla tanışma ve saklıyorum çünkü yazmak
iç içe olmak isteyen gençler bir köydeki sohbet imkânı sağlıyor ve tek başınıza karşılığı olmayan bir
okul inşaatında çalışıyor ve ustalara hayatta kalmayı öğretiyor. Yabancı yorgunluk haline geldi.
yardım ediyorlardı.
dili de geliştiriyor. Ortaokulda da yatılı
Mesela Fransa’nın güneyinde, Marsilya okuduğum için, tek başına mücadele
taraflarında bir köyde, köylülerin etmeyi öğrenme fırsatım oldu. Bunlar
ellerinden çıkarmak istedikleri eşyalar, bana üç şey öğretti: Diplomadan başka
organizasyonu düzenleyen sivil toplum güvencenin olmadığını, azla yetinmeyi
kuruluşuna bağışlanıyor; o kuruluş da ve direnmeyi...
42