Page 93 - Çağın Gözden E-Dergi Sayı 2
P. 93
Dr. Don Perlis :
“ İnsan Olmayan Bir Yapının Zeki Olması Fikri, İnsan
Bünyesinde Pek Huzur Verici Nitelikte Değildir. ”
YAPAY ZEKÂNIN DÜNÜ kurulan bağlar ile beyine iletilir ve saklanır. Nöronlarımızın,
silikondan yapılmış yapay zekâ ile yarışabilmesi imkânsızdır.
Yapay zekâ düşüncesinin temeli düşünce tarihi kadar eskilere Günümüzde bile yapay zekâlar ışık hızında data iletebiliyor.
dayansa da son bir asırdır kendini iyiden iyi hissettirmeye Bunun yanı sıra bir de kapasite meselesi var. İnsan beyninin
başlamıştır. Başlangıç olarak sanatla ortaya çıkmaya karar deposu kafatası büyüklüğündeyken, yapay zekânın deposu
vermiş, teknolojinin yıkım getirdiği günlerde pek sevilmemiş internettir. Hal böyleyken bildiğimiz her şeyi, bizden daha
yapay zekâ… Sanat eserlerinde yapay zekâlar distopyalar hızlı öğrenip, icatlar oluşturmaya başlayabilirler. Bu noktada
doğurmuş, gelecek korkusu oluşturmuş. Bu korku haklı bir geleceğin nasıl şekilleneceği bu günlerde yapacağımız
korku mu yoksa değişime karşı duyulan içgüdüsel bir korku icraatlara bağlı. Oluşturduğumuz algoritmalara bir amaç
mu bu hala tartışma konusu, bir sürede böyle kalacak gibi. koyarız, şu an genellikle öğrenmeye yönelik algoritmalar
Bilgisayarın mucidi Alan Turing, yapay zekâyı bilimsel olarak geliştiriyoruz. Beyin kortekslerimizin tam olarak nasıl
da hayatımıza sokmuş, ilkel haliyle bilgisayarlarda kullanmış. çalıştığını çözüp, makinelere uygulayabilecek düzeye
Bu ilkel yapay zekâ, basit işlemler üzerine tasarlanmış, geldiğimizde bizim kadar iyi plan yapabilecek yapay
içine ne koyarsanız dışarıya onu çıkartan bir konseptle yola zekâya sahip olacağız. Birkaç sene önce bu alanda çalışan
çıkmış. Teknolojinin gelişme ivmesinin hızlanması ile birlikte uzmanlara şu soru soruldu : “Hangi senede insan zekâsına
tahmin edilenden daha hızlı evrim geçirmiş. Peki, 100 yıl eşit bir yapay zekâ elde edebiliriz?” cevap ise “2040 – 2050”
önce yazılmış, yapay zekâyı konu edinmiş distopik eserlere oldu. Burada asıl önemli olan konu ise, bu tren insan zekâsı
ne kadar uzağız?
seviyesi durağında durmayacak. Bu konuyu örneklendirmek
daha açıklayıcı olabilir. Şempanzelerin vücut kütlesi ve gücü,
YAPAY ZEKÂNIN BUGÜNÜ ortalama bir erkek insanın iki katı kadardır. Şempanzelerin
kaderi onun ne kadar güçlü olduğuna değil, bizim ne
Milenyum çağıyla beraber teknoloji ve bilimde kırılma yaptığımıza bağlı. Daha zeki bir tür olarak, dominant olan
yaşatacak, sırlarla dolu kapılar açacak icadın yapay zekâ biziz ve bu diğer canlıların kaderini belirleyebilmemizi
olduğu kanısı hâkim olmuştur. Bunun sebebi ise, algoritma sağlıyor. İnsan zekâsını aşmış yapay zekâlarla karşılaşınca,
sistemiyle beraber yapay zekâlara, tıpkı bir bebek gibi, bizim kaderimiz de artık bizim elimizde olmayabilir. Bu
çevreden gördüğü şeyleri öğrenip, uygulayabilme özelliğini seviyede bir yapay zekâ, bir şeyler icat etmekte bizden çok
getirmemizdir. Sorun çıkartmakta ve bu sorunu çözmede daha iyi olacaktır. Geleceğin getireceğini düşündüğümüz
pek kabiliyetli olan insanlık, karşılaştığı yeni sorunlar için bir teknolojileri bir gözden geçirelim; Yaşlanmaya çare, uzayda
yardımcı arayışı içinde. Bu yardımcının, sorunun ta kendisi koloni kurmak, kendini iyileştirebilen hücreler vb. bunların
olabileceği tartışmalarını şimdilik bir kenara bırakıp, nelere hepsini yapay zekâ bizden daha hızlı geliştirebilir, hem de
çözüm olabileceğine bakalım.
oldukça hızlı. Bu kadar teknolojik olgunluğa sahip olmuş
Bu günlerde yapay zekâ teknolojisi bilim alanında pek makineler, bir noktadan sonra ne isterse onu alabilir.
çok konuda ilerlememize yardımcı oluyor. Örneğin Optimizasyon, yapay zekânın getirdiği en önemli özellik,
oluşturulan algoritmalar ile 300.000 yıllık veriler arasından var olan kaynaklar ile en hızlı ve verimli şekilde amacını
amaçladığımız veriyi çıkartıp bize sunabiliyor ya da tıp gerçekleştirebilmek. Bu kadar güçlü bir yapıya verilecek
alanında hastalar ve hastalıklar ile ilgili bilgileri depolayıp, görevlerin sonucunun, insanlık ve değerlerine zarar
tanı saptama ve tedavi uygulamada işimize yarayacak vermediğinden emin olmalıyız. İşler kötü giderse çekeriz fişi
bilgileri sunuyor. Cebimizde taşıdığımız yapay zekâya sahip olur biter, diyebilirsiniz. Peki, şuan internetin fişini bulabiliyor
telefonlar, alışkanlıklarımızı ve ihtiyaçlarımızı saptayıp, musunuz? Yapay zekâ teknolojisinde bu senaryoların bağlı
öğrenmekte. iPhone’nun Siri’si, Microsoft’un Cortana’sı veya olduğu bir diğer nokta ise, makinelerin tekilliğinin farkına
Google’ın Google Now’u günlük rutinlerimizi öğrenip bize varması. Benliği olduğunu düşünen veya anlayan makineler
tavsiyeler verebilmekte. özgür düşüncenin kapısını aralamış olacaktır, eninde
sonunda ise o kapıdan çıkacaktır. Bu tarz kötü senaryoların
YAPAY ZEKÂNIN YARINI gerçekleşmesini önlemek içinse bence odaklanmamız
gereken konu şu; Bizim ile aynı değer yargılarını paylaşan,
İnsan seviyesinde zekâya sahip bir yapay zekâ, veri bizim neye değer verdiğimizi öğrenebilen ve motivasyonunu
depolamada insanlardan çok daha önde olacaktır. Bunun bu yönde geliştirip, bizim onaylayacağımız eylemlerde
sebebi beynin çalışma sistemidir, veriler nöronlar arasındaki bulunan bir algoritmaya sahip yapay zekâ.
91