Page 58 - Çağın Gözden E-Dergi Sayı 2
P. 58
Peki yurt dışındaki yoğunluk ne düzeyde bu konuda?
Japonya’nın at bakacak yeri götürürler. Singapur dediğiniz küçük El-Maktum’un eşi aynı zamanda
olmamasına rağmen at satışlarında bir ada ama at yarışları çok önemli. Lübnan Kralının kız kardeşi olan
en büyük rakibimizdir mesela. Benim Japonya keza öyle. Uzakdoğu’nun iklimi Prenses Sara. Onun atıyla Native
1 milyon verdiğim atı gören Japonlar de toprakları da müsait olmadığı için Khan’ın üstüne çıktılar Maktum’un
hemen 1 milyon 100, 200 teklif etmeye yetiştiremezler, o yüzden gelir çuvalla atları kazansın diye fakat ona rağmen
başlar. Ben bırakırım arttırmayı o da para verirler. kazandı Native Khan. İngilizler, Araplar
bırakır ama atı bana bırakmaz. Tabi çabuk kabullenmiyor başkasını. Bende
onların besleyecek yeri olmadığından İngiltere Kraliçesi ve Sayın her sene grup atları çıkartabilerek,
onlar koşuya hazır at alıyorlar. Hong El-Maktum ile bulunduğunuz başarılı olarak, onlarla ticaret yaparak
Kong ve Singapur da öyledir. Hong Kong temaslardan geriye kalan anılar var mı? ve verdiğim her sözü tutarak kendimi
ve Singapur piyasası bir iki yaşında kabul ettirebildim. Tabi kabul edilince
hemen ilk yarışında koşup kazanmış Olmaz mı hiç! İngiltere Kraliçesi, 30 her bölgeden davetler gelmeye de
atlara çok açıktır. Bu piyasalarda yıl sonra ilk defa Dünya Derbisine bir başlıyor. Geçen gün bir köşe yazarı
bahis sebebiyle yarış ikramiyeleri at çıkardı. O yarışta atının nalı çıktı yazmış, “Biz bu adamı tanımıyoruz,
çok büyüktür, milyon dolarlar döner. ve atı gelip bizim ata çarptı. Ertesi geçenlerde İstanbul’da bir sohbetteydik
Genellikle bir yarış kazanan at kendi gün manşetlerde “Kraliçe 20 Pound siz İbrahim Aracı’nın Kraliçeyle oturup
parasını çıkartır. Siz koşturamazsınız sebebiyle Dünya Derbisinde felaket sohbet ettiğini biliyor muydunuz?
çünkü Hong Kong da şehre giren at yaşadı.” yazıldı. 20 poundun yok muydu Türkiye’den kaç kişi oturup Kraliçeyle
sayısı bellidir. En fazla 5 tane at alma da doğru dürüst nal takmadın anlamına sohbet ediyor?” Ben Kraliçenin
imkânınız var. Hong Kong dediğiniz gelen bir yazı yazıldı ardından. Tabii bu dostuyum demiyorum ama söyleyin
bir şehir neticede bu sebeple değeri 1 olaydan sonra Kraliçenin yüzü düştü, şunu söyleyecektir “Bir Türk atçı var
milyon olan ata 2 milyon verirler ve alır bozuldu. ondan mı bahsediyorsunuz?”
Türk Atı / Jeremy James
Bir İmparatorluk… Bir at… Bir seyis... Üç kent…
Viyana, Buda, İstanbul…
1683’te Osmanlı’nın Viyana’yı kuşatmasıyla başlayan bir tarih sahnesi.
Sahnenin önünde varlığını atıyla bütünleştirmiş ‘Gazi’ yemini eden evlad-ı fâtihan
bir Seyis ve kökleri Orta Asya’ya Atilla’ya ve Cengiz Han’a uzanan Türkmen
soyundan bir Karaman atı Azaraks (Ateşin Oğlu). Kökleri gibi yaşamları da aynı
olan bu iki varlığın yazgıları da bir. Osmanlı’nın İkinci Viyana Kuşatması’nda
oradalar. Bozgunu yaşıyorlar. Ardından Hıristiyan orduları Buda Kalesi’ni
kuşattığında (1686) ise yine birlikteler. ‘Buda düşerse İstanbul da düşer’ diyorlar
ve diğer Gazi’lerle birlikte kaleyi kahramanca savunuyorlar. Ancak tarihin kırılma
noktasında Osmanlı’nın yazgısını değiştiremiyor ve Buda Kalesi’yle birlikte
onlar da bir İngiliz birliğine esir düşüyorlar. İstanbul, Viyana, Buda derken kader
onları bu sefer Londra’ya sürüklüyor. Aristokrat Albay Robert Byerley hem
Azaraks’ı hem de Seyis’i satın alıyor ve sahipleniyor. Bundan böyle Azaraks’ın
adı İngiltere’de Byerley Turk olarak anılacaktır. Atın şöhreti bütün İngiltere’ye Akıllı telefonlarınızdan
yayılmıştır. Hem aygır hem yarış atı olarak fırtınalar estiren kahramanımızın ‘QR Droid’ adlı
uygulamaya bu görseli
şeceresi bugün günümüze kadar hâlâ devam ediyor. Tarihsel gerçekliğin içine okutarak kitabı satın
oturtulmuş nefes kesen, sürükleyici bir kurgu. Bilinmeyen şaşırtıcı bir gerçek. alabilirsiniz.
Ayrıntılarda saklı kalmış tarihsel bir roman.
56