"Gözünüz geleceğe sağlıkla baksın."

Hafta içi : 09:00 - 19:00
Cumartesi : 09:00 - 18:00

Göz İçi Lens (Mercek) Tedavisindeki Yenilikler

Göz İçi Lens (Mercek) Tedavisindeki Yenilikler

Göz Hastalıkları Uzmanı Prof.Dr. Mehmet BORAZAN

 

Göz içi lens nedir? Hangi durumlarda kullanılır?

Göz içi lens dediğimiz zaman adından da anlaşılacağı gibi göz içerisine yerleştirilen mercek olduğunu anlıyoruz. Bu mercekler çoğunlukla katarakt ameliyatlarından sonra kullanılmaktadır. Katarakt ameliyatında saydamlığını kaybetmiş olan kataraktöz mercek alınıp, yerine hastanın iyi görmesini sağlayacak olan yapay bir mercek yerleştirilir ve bu mercek istisnalar dışında ömür boyu gözümüzde kalır. Kataraktı olmayanların dışında bu mercekler, gözlüklerinden kurtulmak isteyen yüksek numaralı miyopik, hipermetropik ve astigmatik görme kusuru olan kişilerde de güvenle kullanılmaktadır.
 

Kaç çeşit göz içi lens vardır?

Günümüzde göz içi lens teknolojisinde baş döndürücü, inanılmaz yenilikler olmaktadır. Monofokal ve multifokal olmak üzere iki çeşit göz içi lens vardır.

Monofokal göz içi lensleri,  tek odaklı olup hastaların sadece uzağı daha iyi görmelerini sağlar. Ancak hastalar ameliyat sonrası yakın mesafeyi iyi göremedikleri için yakın gözlüğü kullanmak zorunda kalırlar.

Multifokal göz içi lensleri,  iki odaklı olup hastaların ameliyat sonrasında hem uzağı hem yakını gözlüksüz olarak görmesini sağlar. Daha önceden multifokal göz içi lensleri sadece uzak ve yakını daha iyi gösterip, orta mesafenin iyi görünmesini sağlayamıyordu. Son yıllarda teknolojik gelişmeler artık hastaların orta mesafeyi de daha iyi görmelerini sağlayan 3 odaklı Trifokal göz içi lensleri kullanıma girdi.

Trifokal göz içi lensleri, üç odaklı olup uzak, yakın ve yaklaşık 50cm ile 2m arasındaki orta mesafeyi daha iyi gösterir. Uygun hastalara takıldığı takdirde son derece iyi bir görsel rehabilitasyon sağlar. 

Multifokal-Trifokal Torik göz içi lensleri, yüksek astigmatı olan kişilere takılan uzak, yakın ve ara mesafenin yanı sıra astigmatik görme kusurunu da düzelten merceklerdir.


Kataraktlı ve Presbiyopik refraktif hastaların beklentileri nelerdir?

Günümüzde artık kataraktı olup hem uzak hem de yakın görmesi bozulan hastaların beklentileri çok artmıştır. Paradigmalarda artık değişiklikler söz konusudur. Şöyleki; eski paradigmada, hastalar kataraktlı görmelerinden daha iyi görmek istiyorlarken, yeni paradigmada ise hastalarımız artık katarakt gelişmeden önceki görmelerinden daha iyi görmeyi istemektedirler. Bu düşünce sistemi biz hekimleri ve göz içi lens üreticilerini yeni arayışlara sürüklemiştir.

Özellikle son yıllarda tıptaki teknolojik yeniliklere bir yenisi daha eklenmiştir. Hastalarımızın tüm beklentilerini büyük ölçüde karşılayan yeni jenerasyon trifokal (3odaklı=uzak-yakın-orta mesafe) göz içi lensleri artık hastaların gözüne güvenle takılmaktadır. Bu lensleri çoğunlukla katarakt nedeniyle görmesi azalan hastalarımıza takmaktayız. Ancak çok yüksek dereceli myop, hipermetrop ve astigmatı olan hastalara da ayrıntılı göz muayenesinden sonra şayet gözleri uygunsa bu 3 odaklı trifokal göz içi lenslerini takmaktayız. Ameliyat sonrası hastalarda görsel başarı açısından yüksek bir memnuniyet oranı yaşanmaktadır.

Hastalara takılacak olan multifokal/trifokal göz içi lenslerin seçiminde ön plana çıkan parametreler nelerdir?

Dünyada ilk göz içi lens uygulaması 1949 yılında başarıyla gerçekleştirilerek rutin yaşamımıza girmiştir. Günümüz dünyasında hemen her alandaki teknolojik ilerlemelere parelel olarak göz içi lens teknolojisinde de önemli ölçüde yeniliklerin olduğunu görmekteyiz. Bugün için popüler olan 2 veya 3 odaklı özelliği olan multifokal/trifokal göz içi lenslerinin kullanıma girmesidir.
Kataraktı olan hastalar detaylı bir göz muayenesinden sonra göz yapıları da uygunsa, katarakt ameliyatı yapılarak multifokal/trifokal lensler göz içine takılabilir. Ancak her hastanın gözü bu tip bir göz içi lenslere uygun olmayabilir.

Hasta seçiminde, kataraktı olan hastaların yaşı, okuma alışkanlıkları, mesleki konumları, sosyal aktiviteleri ve entelektüel seviyeleri gibi özellikleri önemli rol oynamaktadır.

Kataraktı olmayıp, gözlükle barışık olmayan ve gözlüğü tamamen yaşamlarından çıkartmak isteyenlere de eğer gözleri ayrıntılı muayene sonucunda uygunsa 45 yaş üzerindeki kişilere multifokal/trifokal lensler refraktif amaçlı önerilebilir. Ameliyat öncesinde hastaların detaylı olarak bilgilendirilmeleri çok önemlidir.

Hastaya takılacak olan merceğin tipi, derecesi, göze hangi açıyla yerleştirileceği, lens numarasının (uzak, yakın, orta mesafeyi ve astigmatı düzelten) doğru bir şekilde hesaplanması çok önemli ve tecrübe isteyen bir uygulamadır.

Ameliyat sonrasında belli bir süre damlalar kullanılır ve ameliyattan 3-4 gün sonra hemen hastaların tamamı iş hayatlarına ve günlük ev düzenlerine dönmektedirler. Bu işlemin başarı oranı çok yüksek, problem çıkma olasılığı çok düşük ve hastaların kısa sürede sosyal yaşama tekrar dönmeleri mümkün olmaktadır.

Sonuç olarak, tüm dünyada yaygın olarak kullanılan ve hastalara büyük bir konfor sağlayan bu yeni nesil multifokal/trifokal göz içi lenslerini ülkemiz insanlarının hizmetine sunmuş olmanın gururunu yaşamaktayız.

Uygun hasta seçimi, doğru zamanlama, uygun göz içi lens seçimi ve doktor deneyimi sayesinde ameliyat sonrasında mükemmel bir görsel konfor sağlanmaktadır.

 

Prof. Dr. Mehmet BORAZAN